ŞPO:"Deprem ve Benzer Afetlere Karşı Önlem Alması Gereken İktidarın Kendisi Bir Afete Dönüşmüş Durumdadır!" PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 21 Ağustos 2009 16:44

17 Ağustos Depremi'nden On Yıl Sonra Durum Tespiti; Deprem ve Benzer Afetlere Karşı Önlem Alması Gereken İktidarın Kendisi Bir Afete Dönüşmüş Durumdadır!

Ülkemizin yaşamış olduğu en büyük afetlerden biri olan 17 Ağustos 1999 Depremi‘nin üzerinden on yıl geçmiş bulunuyor. Bu süre içinde, başta meslek odaları ve üniversiteler olmak üzere, toplumsal sorumluluk taşıyan birçok kesimin yapmış olduğu uyarılar, hazırlamış olduğu bilimsel çalışma ve raporlar, afet yönetimi ve sakınım planlarına ilişkin yasal, kurumsal ve mali düzenleme önerileri ülkeyi yönetenlerce dikkate alınmamış bulunuyor.

 

Ancak üzülerek görüyoruz ki, doğru çözümlere yönelmek bir yana, karar verme erkini elinde tutanlar her gün biraz daha bilim alanından kopmakta, bilimsel ve teknik doğruları göz ardı etmekte ve üniversitelere ve meslek odalarına tavır almaktadır. Ulusal Deprem Konseyi‘nin 2007 Yılında kapatılması bu akıl dışılığın en çarpıcı örneğidir.

Mesleki yeterlilikleri olmadığı halde ulaşım çözümleri yapan, alışveriş merkezlerine imar haklarını sohbet ortamında dağıtan ve meslek odalarına "kümes peyzajı" çizdirmeyeceğini söyleyen, Ulusal Deprem Konseyi‘ni kapatan bu anlayış çözümün değil, ne yazık ki sorunun parçası haline gelmiştir.

Bu tür bir kentleşme zihniyetinin bedelini bu süreçlerde hiçbir sorumluluğu olmayan binlerce ve her yaştan insanın ödediği ve gelecek dönemde de ödemesinin kaçınılmaz olduğu düşünüldüğünde, görev ihmali içinde olan bu anlayışa, bütün vurdum duymazlığına karşın, aşağıdaki hatırlatmayı yapmak kentlerin planlı ve sağlıklı gelişiminden sorumlu biz meslek insanlarının görevidir;

"Afetler için kaynak yok diyorsanız, kafanızı kaldırıp, etrafınızdaki israfa bakın; 3. Köprüye, katlı kavşaklara, lüks ve gereksiz konut alanlarının altyapısına, duble yollara, finans sermayesini mutlu etmeye yönelik gereksiz yatırımlara kaynak ayırmaktan vazgeçin.

Buralardan tasarruf edilen kaynakları hızla risk altındaki bölgeler için sakınım planlarının hazırlanmasına ve bu planlar çerçevesinde yapılması gereken tespit, güçlendirme ve benzeri proje ve uygulamalara yönlendirin.

Planlamada ve uygulamada çok başlılıktan vazgeçin. Bayındırlık Bakanlığı içinde, risk ve sakınım planlamasından sorumlu bir birim oluşturun. Benzer yapıların bölge, il ve belediyeler ölçeğinde kurulmasını ve eşgüdümlü çalışmasını sağlayın.

Kısaca ranta değil, insana öncelik verin. Aksi durumda, yitirilen her yaşamın sorumluluğu görev ihmali yapan siz yöneticilerin olacaktır."

 

TMMOB Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu

 

 
 
 
 

Bilişim Dosyası

Bilişim Teknolojileri, topluma eşit ve özgür bir dünya için yeni olanaklar sunduğu gibi, var olan toplumsal eşitsizlikleri daha da derinleştirme ve daha baskıcı toplumsal sistemler kurma yönünde bir potansiyele de sahip.

Özgür Yazılım Hareketi üretimde özgürlük, tüketimde eşitlik temelinde farklı bir yazılım kültürü yarattı. Kullanıcı özgürlüğünü tehdit eden her alanda alternatif politikalar üretti. Örgütlediği kampanyalarla bilişim tekellerinin ve hükumetlerin üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Başta yazılım geliştiriciler olmak üzere toplumun Bilişim Teknolojilerini gelişiminde söz hakkında sahip olmasının yolunu açtı.

Politeknik'in Bilişim Dosyası da bu doğrultuda şekillenecek. Bilişim Dünyası'ndaki gelişmeleri üretim özgürlüğü, tüketim eşitliği ve iletişim hakkı temelinde ele alacağız. Bunun yanında Bilişim Dosyası'nda, bilişim çalışanlarının sorunlarına ve örgütlenme deneyimlerine yer vereceğiz.

 

Katkılarınızı bekliyoruz...

Etkinlik Takvimi

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 13 konuk çevrimiçi