İnşaat Mühendisleri Odası: "Zam ve Zulümle Ayakta Kalmak Mümkün Değildir" PDF Yazdır e-Posta
Salı, 05 Ocak 2010 02:47

Zam ve zulümle ayakta kalmak mümkün değildir

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yılbaşını 7 yıldızlı otelde karşıladığı saatlerde, kurmayları zam oranlarını açıkladı. Otoyol, köprü geçişlerinden motorlu taşıtlar vergisine, sigaradan benzine kadar hemen tüm mal, hizmet ve vergiler artırıldı. Kendilerini lüks otellere yakıştıranlar, halka yeni yılı zehir etmekte sakınca görmedi.
İğneden ipliğe her kalemin zamlanmasının tek bir açıklaması bulunuyor: 2010 yılı çalışanlar, emekliler, sabit gelirliler için dayanılmaz olacak. Zaten pahalılık karşısında ayakta kalmakta zorlanan geniş kesimler, son zamlarla birlikte yaşam standardını daha da aşağılara çekecek ve alışkanlıklarından vazgeçecek. Belli ki yapılan bu zamlar, başka zamları tetikleyecek, insanlar ulaşım, ısınma, beslenme gibi en temel ihtiyaçlarını karşılayamaz durumda kalacak.
Zamların farklı sektörlere zincirleme yansıması ise kaçınılmaz olacak. Örneğin, zaten büyük sıkıntı içinde bulunan inşaat sektörü, girdilerin artması ve halkın alım gücünün düşmesi sonucunda içinde bulunduğu darboğazdan kurtulma umudunu daha da yitirecek.
Ekonomik krizin ağır yükünü halkın üstüne yıkmakla deneyimli siyasi iktidar şimdi de, bütçe açığını zam yoluyla kapatmayı, faturayı halka ödetmeyi planlıyor.
Zamlara karşı çıkan, faturayı ödemek istemeyen, halkı yoksullaştıran, işsizliğe mahkûm eden programlara direnen kesimlere karşı ise şiddet uygulanıyor.
Zam ve zulüm, AKP iktidarının ayırt edici özellikleri arasında yerini almıştır. Açık ki siyasi iktidar kendi sonunu hazırlamaktadır; dünya üzerinde zam ve zulümle ayakta kalmayı başaran bir iktidar yoktur.
İnşaat Mühendisleri Odası, vatandaşlarına zulmü ve pahalılığı mubah gören iktidara karşı direnmenin kaçınılmaz olduğuna inanmakta, tüm kamuoyunu tepki vermeye çağırmaktadır.
 

 

Bu içeriği paylaşın

 
 
 

Bilişim Dosyası

Bilişim Teknolojileri, topluma eşit ve özgür bir dünya için yeni olanaklar sunduğu gibi, var olan toplumsal eşitsizlikleri daha da derinleştirme ve daha baskıcı toplumsal sistemler kurma yönünde bir potansiyele de sahip.

Özgür Yazılım Hareketi üretimde özgürlük, tüketimde eşitlik temelinde farklı bir yazılım kültürü yarattı. Kullanıcı özgürlüğünü tehdit eden her alanda alternatif politikalar üretti. Örgütlediği kampanyalarla bilişim tekellerinin ve hükumetlerin üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Başta yazılım geliştiriciler olmak üzere toplumun Bilişim Teknolojilerini gelişiminde söz hakkında sahip olmasının yolunu açtı.

Politeknik'in Bilişim Dosyası da bu doğrultuda şekillenecek. Bilişim Dünyası'ndaki gelişmeleri üretim özgürlüğü, tüketim eşitliği ve iletişim hakkı temelinde ele alacağız. Bunun yanında Bilişim Dosyası'nda, bilişim çalışanlarının sorunlarına ve örgütlenme deneyimlerine yer vereceğiz.

 

Katkılarınızı bekliyoruz...

Etkinlik Takvimi

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 8 konuk çevrimiçi