GEMIMO: "12 Eylül Anayasasını Süsleyerek Perçinleyen Anayasaya HAYIR!" PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 01 Eylül 2010 14:46

Kamuoyuna,

T.M.M.O.B Gemi Makine İşletme Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu 10

Ağustos 2010 tarihinde yapmış olduğu toplantıda 110 No’lu karar ile 12 Eylül (1980) düzeni ile gerçekten hesaplaşmayan hiçbir anayasa ile uzlaşılamayacağını karar altına alarak bu bağlamda çalışmanın yapılmasına karar vermiştir. Yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde GEMİMO ’nun 12 Eylül 2010 referandumunda neden hayır denmesi gerektiğinin gerekçeleri aşağıda belirtilmiştir.

 

Anayasalar ülkelerin toplumsal sözleşmeleri olup taslakları hazırlanırken

toplumun her kesiminden katılımcılık ilkesi göz önünde bulundurulmalıdır. Oysaki 12 Eylül 2010 da referanduma sunulacak anayasa değişikliği iktidarın dayatması ile gündeme gelmiş ve hiçbir siyasi katılım gözetilmeksizin, geniş halk kitlelerinin incelemesine sunulmadan, meslek ve çalışma örgütlerinin görüşleri alınmadan, aşırı acele ve jet hızında tek bir partinin onayı ile yasama meclisinden geçmiştir, Bu haliyle anayasa değişikliği halkın neye evet ya da hayır diyeceğini bilmeden oy vereceği bir dayatma, bir baskı ve bir sivil darbe anayasası haline dönüşmüştür.

 

GEMIMO ;12 Eylül 1980 anayasasının süslenerek perçinlenmesini sağlayan ve yapılan değişikliklerle yargı bağımsızlığını hiçe sayarak iktidar diktatörlüğünü öngören bir anayasa değil, geniş halk kitlelerinin görüşlerinin alındığı ve 12 Eylül 1980 ile gerçekten hesaplaşan dolayısıyla 1980 darbesinin getirdiği faşist anayasanın tamamının değiştiği bir anayasa istemektedir.

 

GEMIMO ’ nun istediği anayasa; Cumhuriyeti ve Demokratik Laik Sosyal

Hukuk Devletini benimseyen ve koruyan, asgari olarak aşağıdaki maddeleri içeriğinde bulunduran, tümüyle yenilenmiş yeni bir anayasadır.

 

1- Atanmış ve seçilmişlerin dokunulmazlıkları kaldırılmalıdır.

2- YÖK kaldırılmalı, Özerk Üniversite Anayasa teminatı altına alınmalıdır.

3- Yasama yürütme ve yargının kuvvetler ayrılığı ilkesi çağdaş demokratik ilkeler doğrultusunda yeniden tanımlanmalı ve yargının bağımsızlığı güçlendirilmelidir.

4- Katılımcı Demokrasinin daha güçlü olması için siyasal partiler yasası

değiştirilmeli, partilerin yönetiminde görev almanın önündeki tüm anti

demokratik engeller kaldırılmalı, Lider sultası sona erdirilmeli, parti içi

demokrasinin işlerliği tam olarak sağlanmalıdır.

5- Özelleştirme kaldırılmalı, kamu kurumlarının özerk çalışmalarını

sağlayacak düzenlemeler getirilmeli, ülkenin ve halkın yararları

doğrultusunda kamulaştırma anayasada teminat altına alınmalıdır.

6- Meslek ve çalışma örgütlerinin etkin ve güçlü olmasının önündeki tüm

engeller kaldırılmalı. Çıkacak yasalarda bu örgütlerin kendi alanları ile

ilgili görüşleri alınarak katkıda bulunabilmeleri anayasanın teminatı altına

alınmalıdır.

7- İş-işçi güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili çıkacak yasalarda öncelikle

işçilerin insanca çalışma ve yaşama hakkının gerekliliği anayasanın

teminatı altına alınmalıdır.

8- Bireylerin seçme ve seçilme hakları önündeki sınırlamalar ve seçim barajı kaldırılmalıdır.

9- Bireylerin barınma ile temiz bir çevrede yaşama ve çalışma hakkı

anayasanın teminatı altına alınmalıdır.

10-Birey ve Toplumun kültürel hakları teslim edilmeli, bunların özgürce

uygulanması sağlanmalıdır.

11- Özgür birey kavramı güçlendirilerek bireylerin din, dil, ırk ve cinsiyet

farkı gözetmeksizin yaşamda ve yasalar karşısında eşit oldukları anayasa teminatı altına alınmalıdır.

12- Anayasa değişiklikleri ile ilgili yapılacak halk oylamalarının nitelikli

çoğunluk esasına dayanması sağlanmalıdır.

 

12 Eylül 2010 da halk oylamasına sunulacak olan anayasa değişikliğine

katılımcı değil dayatmacı olduğu için, 12 Eylül 1980 ile hesaplaşan değil

uzlaşan olduğu için, gerçek amacının iktidar diktatörlüğünü sağlamak olduğuiçin HAYIR diyoruz.

 

TMMOB

Gemi Makinalari İşletme

Mühendisleri Odasi Yonetim Kurulu

 

 
 
 
 

Bilişim Dosyası

Bilişim Teknolojileri, topluma eşit ve özgür bir dünya için yeni olanaklar sunduğu gibi, var olan toplumsal eşitsizlikleri daha da derinleştirme ve daha baskıcı toplumsal sistemler kurma yönünde bir potansiyele de sahip.

Özgür Yazılım Hareketi üretimde özgürlük, tüketimde eşitlik temelinde farklı bir yazılım kültürü yarattı. Kullanıcı özgürlüğünü tehdit eden her alanda alternatif politikalar üretti. Örgütlediği kampanyalarla bilişim tekellerinin ve hükumetlerin üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Başta yazılım geliştiriciler olmak üzere toplumun Bilişim Teknolojilerini gelişiminde söz hakkında sahip olmasının yolunu açtı.

Politeknik'in Bilişim Dosyası da bu doğrultuda şekillenecek. Bilişim Dünyası'ndaki gelişmeleri üretim özgürlüğü, tüketim eşitliği ve iletişim hakkı temelinde ele alacağız. Bunun yanında Bilişim Dosyası'nda, bilişim çalışanlarının sorunlarına ve örgütlenme deneyimlerine yer vereceğiz.

 

Katkılarınızı bekliyoruz...

Etkinlik Takvimi

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 24 konuk çevrimiçi