|
Salı, 23 Kasım 2010 13:44 |
|
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Göltaş‘la çok tartışılan mini ölçekli hidroelektrik santralları (HES) konuşuyoruz. EMO olarak Türkiye‘nin ciddi enerji ihtiyaçları olduğunu bildiklerini söyleyen Göltaş, ancak bu mini HES‘lerin yarardan çok zarar vereceklerine işaret ediyor. Türkiye‘nin enerji politikalarının doğru uygulanması durumunda sorunların büyük ölçüde aşılabileceğini vurgulayan Göltaş, enerji sektörünün tamamıyla özel sektörün, bir anlamda piyasa koşullarının eline bırakılmamasının gereğinin de altını çiziyor. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Cumartesi, 21 Ağustos 2010 11:56 |
Elektrik ve doğalgaz dağıtımı için yapılan özelleştirme ihaleleri aldı başını gidiyor. Dağıtım işleri ballı işlerdir, çünkü yatırım gerektirmez, yatırımı önceden devlet halkın parasıyla yapmıştır zaten. İşi kapan, hazır sofraya oturur. Elindeki şirketlere devletin vaktiyle el koyduğu bir medya patronu artık milyonlarca aboneye düzenli fatura kesecek, üstelik de cebinden bir kuruşluk yatırım yapmadan kesecek. Çünkü cebinde parası yok, varsa da saklıyor ve çalışanlarına ücretlerini aylardır ödemiyor. Peki şimdi ne mi yapacak; yurtdışından kredi alıp ihale bedelini ödeyecek, kredinin masraf ve faizlerini de faturalarımıza yansıtıp aradan kârını götürecek. Elin taşı ile elin kuşunu vurmayı bunlar iyi bilir, arada yolunan ise halkımız olacak.
|
|
Devamını oku...
|
|
Salı, 12 Mayıs 2009 14:21 |
|
KARBON BORSASI, KARBON VERGİSİ VE KARBON ALGISI “Dünyanın üzerinde bir hayalet dolaşıyor, küresel iklim değişikliğinin hayaleti.” 2009’la birlikte Avrupa Birliği’nin dönem başkanlığını ülkesi adına devralan Çek merkez sağının devlet başkanlığına kadar yükselmiş ismi Vaclav Klaus, iklim değişikliği konusunda “radikal” fikirlere sahip. Çevreciliği “yeni komünizm” olarak nitelendiren Çek başkanı, “piyasanın gizli eli”nin ateşli savunucularından. Yeşil Parangalardaki Mavi Gezegen isimli kitabının Vashington’daki tanıtımında “..eskiden proleterya adına, şimdi gezegen adına.. insanı ve bireyin özgürlüklerini feda etmeye kalkışanlar”ın karşısına dikiliyor. Klaus’unki gibi bir merkez-sağın çirkin bir kabusu andıran liberalizminin etnik ya da cinsel azınlıklar, ya da sokaktakiler için özgürlük değil, şirketlere özel bir serbestlik olduğunu iyice bellemiş durumdayız. Avrupa Birliği’ne ulusal değerleri incittiği ettiği için karşı çıkan, Çek parlementosundan geçmiş eşcinsel birliktelik yasasını veto eden bu adam nasıl oluyor da AB’de bu kadar güçlü olabiliyor? Cevabı yeni yüzyılın ilk büyük mottosunda saklı: “it’s the economy stupid!” (ekonomi böyle, salak!(1)) Serbest piyasanın ateşli savunucusu bir ekonomist ve doğu blokunun biriktirme ekonomisine geçişinin etkin politikacılarından Klaus, iklim değişikliğinin, bir “hikaye” den ibaret olduğunu her fırsatta tekrarlıyor. Çevreciliği metafizik bir ideoloji olarak tanımlayan Klaus, “marketin gizli eli” nin bu tür sıkıntıların üstesinden geleceği fikrinde. |
|
Devamını oku...
|
|
Cumartesi, 24 Ocak 2009 11:14 |
|
NÜKLEER KAPİTALİZM Ortadoğu ve Kafkasya’da hızla tırmanan savaş; bir enerji savaşı. Küresel kriz karşısında kapitalizmin ecelini bir kez daha ertelemek için bu savaşta insanlığı bir nükleer maceraya sürüklemekten kaçınmayacağı bir gerçek. Hiroşima’ya atılan atom bombası ile başlayan Soğuk Savaş döneminin ardından dünya haritası, bir kez daha nükleer hesaplarla çiziliyor ve Gazze’de yaşanan vahşet görüntüleri bir nükleer felaketin de habercisi olabilir. Savaş görüntüleri ve atılan bombalar, doğalgazımızın her an kesilebileceğinin ve ertesi gün uzayacak fatura kuyruklarının da habercisi. Yaşanan trajedilere sessiz kalamayacak kadar kriz tarafından kuşatılmış durumdayız ve insanlık için çember gittikçe daralıyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Perşembe, 20 Kasım 2008 10:22 |
|
Son günlerde ardı ardına ithal kömürle ve doğalgazla çalışan elektrik santrali lisanları verilmeye devam ediliyor. Enerji bakanlığının ve Enerji bakanlığına bağlı kurumların internet sitelerine baktığımızda bunu çok açık bir şekilde görmemiz mümkündür. |
|
Devamını oku...
|
|
Salı, 14 Ekim 2008 08:58 |
|
NÜKLEER ENERJİ ! NE PAHASINA KİMİN İÇİN? Nükleer Santrallerin Riskleri Nükleer santrallerin sayıları arttıkça nükleer kazalar ve beraberinde getirdiği sorunlar da hızla artmıştır. Bu noktada nükleer santrallerin riskleri tartışılmaya başlanmış ve en büyük sorunlardan biri haline gelmiştir. 1980’lerdeki çevre politikasında en önemli değişikliklerden birisi çevreyle ilgili karar verme süreçlerinde risk değerlendirmesi ve risk yönetiminin rolünün kabul edilmesi olmuştur. |
|
Devamını oku...
|
|
Pazar, 03 Ağustos 2008 20:29 |
|
Fransa’nın Provence bölgesindeki Bollane kırsal alanında bugünlerde panik yaşanıyor. İnsanlar daha önce gönül rahatlığıyla içtikleri ve kullandıkları musluk suyu yerine artık ellerini yıkamak, banyo yapmak ve suyla ilgili her türlü ihtiyaçlarını karşılamak için, bahçelerine yerleştirdikleri su tankerlerinden yararlanıyorlar. Hayvanlarının musluk suyu içmelerini önlemek için de özel dikkat sarf ediyorlar. |
|
Devamını oku...
|
|
Cuma, 04 Temmuz 2008 10:19 |
|
Elektrik enerjisinde politikasızlığın politikası - 1 - Elektrik kullanımı üzerinden bu ülke kaynakları uluslararası şirketlere ve yerli ortaklarına aktarılmaktadır |
|
Devamını oku...
|
|
Çarşamba, 25 Haziran 2008 23:32 |
|
Güneş atmosferin içine ısı ve ışığını hiçbir karşılık beklemeden verir. Güneşin enerjisi ile atmosferin içinde yaşam koşulları oluşur ve bunun için insanların katkısına gerek yoktur, gölge etmemesi yeter. Güneş ve türevleri olan doğal enerji kaynaklarından jeotermal, biokütle ve su kaynakları bulundukları ülke ve coğrafi konumlarda sahiplenilirken güneşi ve rüzgârı sahiplenmek mümkün olmaz. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|