| Gülseren'in Davası Sona Erdi, Mahkeme "Parasını Öde Yeter" Dedi |
|
|
|
| Perşembe, 25 Mart 2010 01:47 |
|
27 Eylül 2007'de bir vinç parçasının altında kalarak hayatını kaybeden Gülseren Yurttaş'ın ölümü ile ilgili dava sonuçlandı. Mahkeme “parasını öde yeter” dedi. Harita Mühendisi Gülseren Yurttaş'ın İSKİ'nin Melen Projesi kapsamında yaptığı boğaz geçiş hattı inşaatında meydana gelen kazada hayatını kaybetmesinin ardından açılan ve yaklaşık 2,5 yıldır devam eden kamu davası 23 Mart tarihinde karara bağlandı. İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma sonucunda Detek Deniz Ldt Şirketi sorumlu teknik müdürü ve sahibi Ali Ener Ediz ve Kutay İnşaat şantiye şefi Kürşat Özarslan'ın 2 yıl 6 ay, vinç operatörü Hasan Hüseyin Navruz 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Verilen hapis cezları para cezasına çevrilerek Ediz ve Kutay'ın 18.200 TL, Navruz'un ise 12.100 TL ceza ödemesie karar verildi. Böylece vincin periyodik kontrollerini yaptırmayarak Gülseren Yurttaş'ın ölümüne yol açanlar para cezası ile kurtulmuş olurken Gülseren'in kardeşi Hatice Yurttaş karara tepki gösterdi. Hatice Yurttaş'ın karar ile ilgili yazdığı mektubu paylaşıyoruz. politeknik.org.tr Merhaba, 27 Eylül 2007 de İSKİ' nin Melen Projesi Salcak-Sarayburnu boğza geçiş hattı inşaatında bir vincin piminin kırılarak bomunun düşmesi sonucu hayatını kaybeden harita mühendisi Gülseren Yurttaş'ın 2,5 yıldır sürmekte olan kamu davası bugün bitti. Tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ölüme sebebiyet vermekten yargılanan sanıklara verilen ceza kısaca şöyle: Vinç operatörü Hasan Hüseyin Navruz- yani karar alma mekanizmalarında yer alamayak bir işçi- 1 yıl 8 ay hapis cezasına ANCAK bu cezanın 12.100.00 TL para cezasına ve bu paranın 24 eşit taksitle ödenmesine Detek Deniz Ldt Şirketi sorumlu teknik müdürü- aynı zamanda sahibi- Ali Ener Ediz'in ve Kutay İnş. ın şantiye şefi ve yanlış hatırlamıyorsam aynı zamanda ortağı Kürşat Özarslan'ın 2 yıl 6 ay hapis cezasına ANCAK bu cezanın 18.200.00 TL para cezasına çevrilmesine ve bu paranın da 10 eşit takside bölünmesine ve ayrıca bu kişilerin 6 ay meslekten yasaklanmasına karar verildi. Aslında bu suçun cezası kanunda 2 ila 6 yıl hapis cezası ancak hakimlerimiz bu kadar insanın kazalarda öldüğü bir ülkede takdirlerini kullanarak kimseye hapis cezası vermiyor, çünkü yargıtay içtihatları var, yani yargıtay bugüne kadar hep ceza indirimi uygulamış. Yani böyle gelmiş böyle gider mantığının hukuka yansıması.Hukukçular göz göre göre yaşanan kazalarla verdikleri komik cezalar arasında bir bağlantı kurmuyorlar, bireysel sorumluluk ise henüz kelime hazinemize girmedi, bu toplumu marslılar oluşturuyor sanki.. Bu hukuk tablosu bazı soruları zorunlu kılıyor. Öncelikle anlamadığım iş güvenliği bu ülkede uyulması zorunlu bir kanun mu değil mi. Mesela bir vincin periyodik kaldırma testini yaptırmak yönetmeliklerde var iken yaptırmamanın ve bunun sonucunda bir insanın ölmesinin bedeli 18.200.00 TL iken bir sermeya sahibi gerçekten bu teste bütçe ayırmak zorunda mı? Bu testler ve bir şantiyede gerekli düzenlemeler yapmak, çalışma şeklini iş güvenliği baz alınarak düzenlemek için bir ihtimal ödenecek 18. 200.00 TL caydırıcı bir ceza mıdır? selam ve sevgiler, |





