"İlk Köprü Yapılmamalıydı, Üçüncü Köprü Hiç Yapılmamalı" PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 30 Ekim 2008 23:28
“Boğaziçi Köprüsü artık şehrin simgelerinden biri. Bunu kabullenmek zorunda kaldık. İstanbul’un gerdanlığı diyemesek de köprüyle yaşamayı öğrendik. Ancak aynı hataların tekrarlanmaması, aynı paraların harcanmaması için 3. köprüye en başından dur demeliyiz. Çünkü iki köprü de bize ‘neyi yapmamamız’ gerektiğini çok iyi gösterdi.”

Boğaziçi Köprüsünün hizmete açılışının 35. yılında konuştuğumuz Şehir Planlamacıları Odası (ŞPO) İstanbul şube sekreteri Tayfun Kahraman “O günlerde köprünün yapımına karşı çıkanlar haklıydılar. Bu itirazları bugün 3. köprü için yeniden yükseltmeliyiz” diyor.

“Süleyman Demirel’in buluşudur köprü. Bu hamleyle birlikte o güne kadar kıyılarda süren kentleşmenin kent içindeki alanlara doğru genişlemeye başladığını görüyoruz. Bu genişlemeye sebep olan şeyse köprünün güzergahı.”

Köprü açılmadan önce İstanbul’da Avrupa yakasında sanayiye yönelik üretimin olduğunu söyleyen Kahraman köprüden sonra bu gelişim Anadolu yakasına sıçradığını belirtiyor.

“Anadolu yakasında, arazi maliyetleri ve E5 otoyolunun teşvikiyle hem yerleşim yerleri oluşuyor hem de küçük ölçekli atölyeler kurulmaya başlıyor. Bu tesadüf değil. Bu yol kentin gelişiminin ana ekseni haline geliyor köprü açıldıktan sonra. Bu gelişmelerle birlikte şehrin tüm çehresi de değişiyor.”

"Bu nedenle” diyor ŞPO şube sekreteri, “Boğaziçi köprüsünün hikayesi, İstanbul’un da hikayesidir.”

35 yıl sonra sözümüz aynı: 3. köprüye hayır!

Süregiden 3. Köprü tartışmalarında 35 yıl önceki itirazın hala canlı olduğunu ifade eden Kahraman “3. köprünün gerekliliği ve kenti rahatlatacağı" iddiasının tartışılması gerektiğini vurguluyor.

“Bugün 3. köprünün kesinlikle gerekli olmadığını söylüyoruz. Çünkü İstanbul artık doğal kaynak anlamında baktığınızda sınırlarına dayanmış durumda. Bu sınırlar kuzey ormanları ve havza alanlarıdır. Bu alanları 2. köprüyü yaparak çokça tahrip ettik zaten. Şimdi onun kuzeyinde yapılacak 3. köprüyle birlikte bu alanların tamamen tahribatına neden olacağız.”

“Eğer 3. köprü yapılırsa tıpkı Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri gibi birkaç yıl sonra sıkışıklık yaşanacağını” belirten Kahraman” ilk iki köprünün yarattığı çevresel ve ekonomik tahribattan ders alınmalı ve yüksek sesle 3. köprüye hayır demeliyiz” diyor.

Kaynak: bianet.org

 

Bu içeriği paylaşın

İlişkili Haberler

 
 
 

Bilişim Dosyası

Bilişim Teknolojileri, topluma eşit ve özgür bir dünya için yeni olanaklar sunduğu gibi, var olan toplumsal eşitsizlikleri daha da derinleştirme ve daha baskıcı toplumsal sistemler kurma yönünde bir potansiyele de sahip.

Özgür Yazılım Hareketi üretimde özgürlük, tüketimde eşitlik temelinde farklı bir yazılım kültürü yarattı. Kullanıcı özgürlüğünü tehdit eden her alanda alternatif politikalar üretti. Örgütlediği kampanyalarla bilişim tekellerinin ve hükumetlerin üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Başta yazılım geliştiriciler olmak üzere toplumun Bilişim Teknolojilerini gelişiminde söz hakkında sahip olmasının yolunu açtı.

Politeknik'in Bilişim Dosyası da bu doğrultuda şekillenecek. Bilişim Dünyası'ndaki gelişmeleri üretim özgürlüğü, tüketim eşitliği ve iletişim hakkı temelinde ele alacağız. Bunun yanında Bilişim Dosyası'nda, bilişim çalışanlarının sorunlarına ve örgütlenme deneyimlerine yer vereceğiz.

 

Katkılarınızı bekliyoruz...

Etkinlik Takvimi

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 45 konuk çevrimiçi