Büyük Türk palavraları: Üçüncü köprü - Metin Münir PDF Yazdır e-Posta
Perşembe, 06 Mayıs 2010 12:58

 

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım Boğaziçi Köprüsü ve bağlantı yollarının bu yıl içinde 6 milyar dolara ihale edileceğini açıklamadı.
Bu olmayacak.
Köprü bu yıl ihale edilemez. Gelecek yıl ve ondan sonraki yıl bile ihale edilmeyebilir.
Köprü yapmadan önce yapılması gereken hiçbir şey yapılmadığı için bunu söylüyorum.
Proje yok. Hatta ona zemin hazırlamak için gerekli ön proje de yok.
Köprüyle bağlantı sağlayacak 260 kilometre yolun -ki bunların bir kısmı yasaklı orman arazisindedir- İstanbul Belediye Meclisi’nden olur alması lazım.
Zemin arazi etütleri yapılmamış. Ayakların basacağı yerlerin mukavemetini bilmeden projeye başlanamaz.
Bu işleri benden ve Yıldırım’dan daha iyi bilen bir müteahhidin sözleriyle “Bu pilav çok su kaldırır. Her şey iyi giderse en erken iş başlangıcı 2013.”
Emin olmak için bir başka kıdemli işadamına sordum. “Proje yok. Şartname yok. Hiçbir şey yok. Sıfır. Parmak hesabı kamulaştırılacak yerleri tespit edilmiş, o kadar” dedi.
Belki ikisi de AKP düşmanıdır diye bu defa Ulaştırma Bakanlığı sözcülerinden Sinan Çetin’e müracaat ettim. O da “Sadece köprünün yapılacağı yer belli oldu. Ondan sonraki aşamalarla ilgili olarak hiçbir şey belli değil” dedi.
Daha fazla bilgi için beni Karayolları Genel Müdürü Mehmet Cahit Turhan’a yönlendirdi. Ondan aldığım yazılı cevap* daha önceki bilgilerimi teyit etti. Güzergâh tespiti dışında her şey “Görevlendirilecek şirket” tarafından hazırlanacakmış.
Turhan “Yap-İşlet-Devret modeliyle ihalesi için Yüksek Planlama Kurulu’na müracaat edilmiştir” dedi. “YPK iznini müteakip ihale ilanına çıkılacaktır.”
Bundan çıkan anlam, bu işin yıllar alabileceğidir.
Ulaştırma Bakanı’na göre “Projeyle ilgilenen dünyanın her tarafından büyük taahhüt firmaları olduğu gibi, yurtiçinden de ilgilenen şirketler” mevcutmuş.
Yıldırım teklif konusunda bir sıkıntı yaşanacağını zannetmiyormuş.
Bence zannetmeye başlasa çok iyi eder. İlgilenmek başkadır, girişmek başkadır. Bu kadar ham bir projeye ne bir özel banka kredi verir ne de herhangi bir şirket girer.
O zaman Yıldırım neden bu açıklamayı yaptı? Ve ortada hiçbir etüt yokken 6 milyarı nereden çıkardı?
 
Sayın MÜNİR,
4   Mayıs 2010 tarihli e-mail ile Kuruluşumuza yönelttiğiniz soruların yanıtları aşağıda yer almaktadır.
-      3 Boğaz Köprüsünün ihaleye çıkması için hangi evrelerden geçmesi lazım? Bunlar ne kadar zaman alır?
3. Boğaz Köprüsünün de dahil olduğu Kuzey Marmara Otoyolunun Yap-İşlet-Devret modeli ile ihalesi için Yüksek Planlama Kuruluna müracaat edilmiştir. YPK iznini müteakip ihale ilanına çıkılacaktır.
-      Proje hazır mı?
Güzergah belirlenmiştir. Uygulama projeleri ise Yap-İşlet-Devret kapsamında görevlendirilecek şirket tarafından hazırlanacaktır.
-      Arazi etütleri yapıldı mı?
Güzergah etütleri yapılarak güzergah koridoru belirlenmiştir. Jeolojik etütler, uygulama projesi aşamasında yapılacaktır.
-      Köprü ne kadara, çevre yolları ne kadara mal olacaktır?
Köprü ve otoyolların kesin maliyeti, görevlendirilecek şirketin teklifi ile belirlenecektir. Toplam maliyetin, kamulaştırma bedeli dahil 6 Milyar $ civarında olması beklenmektedir.
-  Köprünün uzunluğu, ayaklarının yüksekliği kaç metre olacak?
3. Boğaz Köprüsünün toplam uzunluğunun yaklaşık 1 875 m, orta açıklığının ise yaklaşık 1 275 m olması öngörülmektedir. Köprü boyu ve kule yüksekliği ancak uygulama projesi aşamasında kesinleşecektir.
- Proje kaç yılda tamamlanacak?
Kuzey Marmara Otoyolu projesinin yapımının 5 yılda tamamlanması öngörülmektedir. İşletme süresi ise görevlendirilecek şirket tarafından teklif edilecektir.
-      İlgilenen yabancı şirketler kim?
Çeşitli ülkelerden şirketlerin ilgilendiği bilinmekle birlikte ihale ilanına henüz çıkılmamış olması ve resmi bir talep bulunmaması nedeniyle şirket ismi verilememektedir.
Çalışmalarımıza gösterdiğiniz ilgiye teşekkür eder, iyi günler dileriz.


 
M.Cahit TURHAN
Genel Müdür

 

 

Kaynak: Milliyet Gazetesi

 

Bu içeriği paylaşın

 
 
 

Bilişim Dosyası

Bilişim Teknolojileri, topluma eşit ve özgür bir dünya için yeni olanaklar sunduğu gibi, var olan toplumsal eşitsizlikleri daha da derinleştirme ve daha baskıcı toplumsal sistemler kurma yönünde bir potansiyele de sahip.

Özgür Yazılım Hareketi üretimde özgürlük, tüketimde eşitlik temelinde farklı bir yazılım kültürü yarattı. Kullanıcı özgürlüğünü tehdit eden her alanda alternatif politikalar üretti. Örgütlediği kampanyalarla bilişim tekellerinin ve hükumetlerin üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Başta yazılım geliştiriciler olmak üzere toplumun Bilişim Teknolojilerini gelişiminde söz hakkında sahip olmasının yolunu açtı.

Politeknik'in Bilişim Dosyası da bu doğrultuda şekillenecek. Bilişim Dünyası'ndaki gelişmeleri üretim özgürlüğü, tüketim eşitliği ve iletişim hakkı temelinde ele alacağız. Bunun yanında Bilişim Dosyası'nda, bilişim çalışanlarının sorunlarına ve örgütlenme deneyimlerine yer vereceğiz.

 

Katkılarınızı bekliyoruz...

Etkinlik Takvimi

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 33 konuk çevrimiçi