| Elektronik Kitaplar - İzlem Gözükeleş |
|
|
|
| Pazartesi, 05 Eylül 2011 13:39 |
|
Praksis Dergisi'nin 2001 yılında yayımlanan ilk sayısının hemen başında E.P Thompson'un sözlerine yer verilir: "Sosyalistlerin asla yapmamaları gereken şey, kendilerini tümüyle yerleşik kurumlara -yayınevleri, ticari medya, üniversiteler, vakıflar- bağımlı olmalarına izin vermektir. Bu kurumların tümü baskıcıdır demiyorum- muhakkak ki onlarla birlikte pek çok şey yapılabilir. Ama sosyalist entelektüeller doğrudan kendilerinin olan bir alan kaplamalıdırlar: Kendi dergileri, kendi teorik ve pratik merkezleri olmalıdır. Herkesin not ya da terfi için değil, toplumu dönüştürmek için çalıştığı, eleştiri ve özeleştirinin hararetli ama aynı zaman karşılıklı yardımın ve teorik ve pratik bilgi değişiminin de yoğun olduğu yerler: Bazı yönlerden geleceğin toplumunu önceden canlandıran yerler."
Bugün medyadaki yeniden yapılan(dır)mayı göz önüne alırsak, Bilim ve Gelecek'in, Evrensel Kültür'ün, Birgün'ün vb gazetelerin/dergilerin varlığı daha önemli hale gelir. Geleneksel gazete ve dergiler, toplum için hala önemlidir. Ancak bugün bilişim ve iletişim teknolojileri (BİT) alternatif iletişim ilişkileri yaratmıştır. Ana akım medyada, düzenin bekçileri tarafından onaylanmadığı için yer alamayacak haberler, makaleler ve araştırmalar İnternet aracılığıyla hızla okuyucuyla buluşabilmektedir. Bunun yanında, kitle iletişim araçlarının pasif okuyucusu/izleyicisi birçok günlük gazete için haber değeri taşımayan kendi hikayesini yazabilmekte, olayları kendi ucuz kamerasından tüm dünyaya iletebilmektedir. Kitaplara ve filmlere getirilen yasaklar İnternet'in varlığı ile beraber geçersiz kalmaktadır. Kısacası İnternet, Thompson'un belirttiği “bazı yönlerden geleceğin toplumunu önceden canlandıran” bir yer potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelin değerlendirilmesi ve İnternet'in demokratik alt yapısının korunması gerekir. Bu bağlamda, İnternet'e yönelik ilk tehdidi biliyoruz: site engellemeleri, kullanıcıların gözetlenmesi ve filtreler aracılığıyla hükumetlerin İnternet'e getirdikleri düzenlemelerle oluşan tehdit. İkinci tehdit ise daha sinsidir ve çoğu zaman fark edilmemektedir. Aslında medya ve bilişim tekelleri, hükumet düzenlemelerinden daha büyük bir tehdit oluşturmaktadır. İnternet'i bilginin eşit ve özgür paylaşımı için bir ortam olarak gören İnternet kullanıcıları ile tekeller arasında yoğun bir mücadele vardır. Ayrıca, söz konusu tekellerin, hükumetlerin İnternet'e getirdiği/getirmek istediği sınırlamalar ve yasaların oluşturulması konusunda büyük payı vardır. Fakat gerek hükumetlerin kendi iktidarlarını gerekse de tekellerin çıkarları korumak adına attıkları adımlar ve getirdikleri düzenlemeler İnternet'e dışsal olan ve uygulamaya konduktan sonra bile geri püskürtülebilecek hamlelerdir. Tekeller ise fikri mülkiyet hakları çerçevesinde yürüttükleri tartışmalar ve bu doğrultuda BİT uygulamalarına ekledikleri sınırlamalarla doğrudan İnternet'in altyapısına müdahale etmekte ve erkenden önlem alınmazsa kalıcı hasarlar oluşturabilmektedirler. Örneğin, Microsoft'un İnternet Explorer ile İnternet'i kuşatma planı, Firefox'un ortaya çıkmasıyla başarılı olamamıştır. Fakat, web geliştiricilerinin, web standartlarından ayrılarak Microsoft standartlarına uygun hazırladıkları web siteleri hala erişim sorunları yaratmaktadır. Tekellerin bu eğiliminin daha iyi anlaşılması için Stallman'ın “e-Kitaplardaki Tehlike” başlıklı yazısına bakmakta fayda vardır*. Bir yanlış anlaşılmaya neden olmamak için en başta belirtelim: Yazıda bahsedilen elektronik kitaplar kullanıcıların İnternet'ten indirdiği pdf ya da html uzantılı ve hiçbir özel mülk yazılım olmaksızın da okunabilen kitaplar değil. Şirketlerin sadece belirli yazılım ya da donanımla okunabilmesi için tasarladığı kitaplar. Stallman, basılı kitaplarla Amazon'un elektronik kitapları arasındaki farkları aşağıdaki gibi ortaya koymaktadır. Bu farklar, BİT'in bireyi özgürleştirme potansiyelinin yanında, tam tersi bir potansiyele de sahip olduğunu göstermektedir. Basılı kitapların genel özellikleri şunlardır: • Anonim olarak satın alınabilir. Kredi kartıyla ya da taksitle alışveriş yapmadığınız sürece kimliğinizi beyan etmek zorunda değilsiniz. Amazon'un elektronik kitapları Kindle adlı elektronik kitap okuyucusu ile okunabilmektedir. Kindle aşağıda görüldüğü gibi okuyucu sınırlandırmaktadır: Son madde, satın aldığınız kitabın Amazon tarafından silinebilirliği, bir komplo teorisi olarak görünebilir. Fakat Amazon 2009 yılında, kullanıcıların izni olmaksızın, bir kitabı Kindle'dan silmiştir. Amazon, kitabın Kindle'a buna hakkı olmayan bir şirket tarafından yüklenmiş olmasını gerekçe göstermiştir. Bu nedenle, ilgili kitabı kullanıcı cihazlarından silmeye hakkı olduğunu düşünerek hareket etmiştir. Bu silme işleminin ironik yanı ise silinen kitabın George Orwell'in “1984” adlı kitabı olmasıdır...
* Stallman böyle yazmış, ama Türkiye'de bunun böyle olmadığını biliyoruz. Kaynaklar * Bu yazı Bilim ve Gelecek dergisinin Ağustos sayısında yayınlanmıştır. |






TMMOB 42. Olağan Genel Kurul'u 31 Mayıs-3 Haziran 2012 tarihlerinde toplanıyor.