Bilişim
|
Cumartesi, 05 Mayıs 2012 12:49 |
3 Haziran 2011'de, bizim filtreli İnternet uygulamasını tartıştığımız günlerde, Birleşmiş Milletler, İnternet erişimini temel bir insan hakkı olarak tanımlayan bir rapor yayımladı [1]. Hatırlanacağı üzere, “Arap Baharı” eylemlerinde muhaliflerin İnternet'i etkin kullanımı karşısında hükumetler ülkelerindeki İnternet kullanımını tamamen engellemeye kadar varan yaptırımlar uygulamıştı. Fakat İnternet erişimine yönelik tehdit, bu ülkelerle de sınırlı değildi. Tüm dünyada, çeşitli web sitelerinin kapatılması , engellenmesi ya da bizde olduğu gibi filtrelenmesi son zamanlarda çok sık rastlanan uygulamalardı. Ancak Fransa'da ve İngiltere'de gündeme gelen “üç vuruş” (three strikes) ya da “yükseltilmiş yanıt” (graduated response) olarak ifade edilen kanunlar, erişim engellemelerine yeni bir boyut kattı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Cuma, 13 Nisan 2012 16:53 |
|
Google, 1 Mart 2012 tarihinden itibaren uygulayacağı yeni gizlilik politikasını duyurdu. Google tarafından sağlanan çeşitli hizmetleri artık bu politika çerçevesinde kullanacağız. Uygulamaların kullanıcı lisanslarını ve web sitelerinin gizlilik politikalarını genelde pek okumuyoruz. Yasal ve teknik jargonun iç içe geçtiği bu metinlerin okunması zor, karışık ve sıkıcı geliyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Çarşamba, 07 Mart 2012 14:06 |
|
22 Kasım 2011'den itibaren artık güvenli bir İnternet'imiz var. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen müjdeyi veriyor:
"İnternet'te karşılaşılan zararlı içerikler nedeniyle ülkemiz kullanıcılarından yıllık ortalama 100 bin şikayet alıyorduk. Aileler bizden, çocuklarını bu ortamlardan kurtarmamızı istiyordu. Bundan sonra 'güvenli İnternet'i tercih eden bütün aileler böyle bir talepte bulunmayacak. Çünkü İnternet'e güven geldi, zararlı içeriğe sahip siteler engellendi." |
|
Devamını oku...
|
|
Perşembe, 09 Şubat 2012 21:49 |
Özgür Yazılım Hareketi, özel mülk yazılıma karşı yalnız teknik alanda değil, ideolojik alanda da mücadele ediyor. Bu mücadele kapsamında, kullanıcı/geliştirici hakları açısından olumsuz çağrışımlar içeren bazı kelimelerin kullanılmaması yönünde önerilerde bulunuyor. Örneğin, özgür yazılımda kaynak koduna erişimi ifade etmek için açık ve kapalı sözcüklerinin kullanımını doğru bulmuyor. Çünkü, kaynak kodunu ihtiyaca göre değiştirip yazılımı geliştiremedikçe kaynak kodunun görünür ya da gizli olması bir anlam ifade etmiyor. Ya da son yılların popüler teknolojisi DRM'in açılımını Sayısal Haklar Yönetimi (Digital Rights Management) olarak ifade etmek yerine bu teknolojiyi kullanıcı hakları açısından ele alıyor ve açılımını Sayısal Kısıtlamalar Yönetimi (Digital Restrictions Management) olarak yapmayı tercih ediyor. GNU sayfasında bir listesine ulaşabileceğiniz (bkz. http://www.gnu.org/philosophy/words-to-avoid.html) bu kelimelerin üstünkörü kullanımı egemen ideolojiyi güçlendiriyor. Bunun en tipik örneği de, fikri mülkiyet kavramı.
|
|
Devamını oku...
|
|
Salı, 24 Ocak 2012 12:00 |
|
Bilişim teknolojilerinin (BT) gelişiminde en belirleyici etkenlerden biri fikri mülkiyet hakları için yapılan mücadele oluyor. BT'de son yıllarda yaşanan gelişmelerle beraber ses ve görüntü içeriğinin kolayca saklanabilir ve taşınabilir olması medya ve eğlence sektöründeki yapımcı şirketleri telaşlandırıyor. Bilişim sektörünün kendisinde de benzer bir durum yaşanıyor. Bilişim şirketleri, rekabet güçlerini arttırabilmek amacıyla telif hakları ve patentler üzerinden kıyasıya bir mücadele yürütüyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Çarşamba, 07 Aralık 2011 18:25 |
|
Adettendir, ölen birinin arkasından kötü konuşulmaz. Fakat yalan söylemek de olmaz: En baştan söyleyelim, biz kendisini pek iyi bilmezdik. Asaf Güven Aksel, Sol'daki yazısında “Jobs: Ne Melek Ne Şeytan, Sadece Meta Üreticisi” diye başlık atmış [1] . Yanılıyor, Jobs şeytanın ta kendisi! Şeytanın şeytanlığı, ademoğluna yedirdiği elmada saklıdır. |
|
Devamını oku...
|
|
Cuma, 11 Kasım 2011 13:13 |
|
Leetaru'nun, geçtiğimiz ay First Monday'da (http://www.firstmonday.org/) yayınlanan makalesi bilişim teknolojilerinin ulaştığı noktayı ve taşıdığı potansiyeli göstermesi açısından oldukça anlamlıydı. Leetaru'nun makalesi hem yerli hem yabancı basında süper bilgisayarların artık devrimleri önceden tahmin edebileceği iddiasıyla haberleştirildi. Leetaru analizini geriye dönük yapmıştı. Fakat bu analiz, toplumsal çatışmaları ve ayaklanmaları öngörmek amacıyla da uygulanabilirdi [1]. |
|
Devamını oku...
|
|
Perşembe, 13 Ekim 2011 13:23 |
Bilişim tekelleri, çoğu zaman son derece belirsiz ama çok şey vadeden yeniliklerle tüketiciyi yanıltma yoluna gidebiliyorlar. Son zamanlarda sıkça sözü edilen ve bir çok sorunun çözümü olacağı iddia edilen bulut bilişim (cloud computing) örneğinde olduğu gibi... |
|
Devamını oku...
|
|
Pazartesi, 05 Eylül 2011 13:39 |
|
Praksis Dergisi'nin 2001 yılında yayımlanan ilk sayısının hemen başında E.P Thompson'un sözlerine yer verilir: "Sosyalistlerin asla yapmamaları gereken şey, kendilerini tümüyle yerleşik kurumlara -yayınevleri, ticari medya, üniversiteler, vakıflar- bağımlı olmalarına izin vermektir. Bu kurumların tümü baskıcıdır demiyorum- muhakkak ki onlarla birlikte pek çok şey yapılabilir. Ama sosyalist entelektüeller doğrudan kendilerinin olan bir alan kaplamalıdırlar: Kendi dergileri, kendi teorik ve pratik merkezleri olmalıdır. Herkesin not ya da terfi için değil, toplumu dönüştürmek için çalıştığı, eleştiri ve özeleştirinin hararetli ama aynı zaman karşılıklı yardımın ve teorik ve pratik bilgi değişiminin de yoğun olduğu yerler: Bazı yönlerden geleceğin toplumunu önceden canlandıran yerler." |
|
Devamını oku...
|
|
Cuma, 05 Ağustos 2011 16:41 |
|
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun (BTK) 22 Şubat tarihinde aldığı “İnternet'in Güvenli Kullanımı” başlıklı kararı, 15 Mayıs'ta Türkiye'nin dört bir yanında binlerce İnternet kullanıcısı tarafından “İnternetime Dokunma” diyerek protesto edildi[1]. 15 Mayıs eylemleri, her hak arama eyleminde olduğu gibi dezenformasyonu da beraberinde getirdi: Nazlı Ilıcak, bu eylemlerin kendisinin bir dezenformasyon ürünü olduğunu belirtip aslında sansür olmadığını söyledi[2]. BTK Başkanı Tayfun Acarer ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen, Ilıcak'ın ziyaretine gelmişler ve Ilıcak'a bu iki kurumun masumiyetini anlatmışlar! Ilıcak'ın yazısını okuyunca insan, itiraz edilen maddelerin her zamanki gibi sehven orada bulunduğunu düşünüyor. |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|