|
Pazar, 23 Mayıs 2010 15:54 |
|
Son beş ayda kömür ocaklarında gerçekleşen üçüncü kazanın Zonguldak da gerçekleşmesi tüm ülkede kömür madenciliği ile ilgili çok hassas bir duyarlılık oluşturdu.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Perşembe, 29 Ekim 2009 13:41 |
|
|
|
Devamını oku...
|
|
Perşembe, 08 Ekim 2009 19:46 |
|
Şu an neredeyse tüm Türkiye’nin derelerinde inşaat var. Ne mi yapılıyor? Nehir tipi hidroelektrik santraller. |
|
Devamını oku...
|
|
Çarşamba, 08 Nisan 2009 09:11 |
|
Bir Bilim ve Aydınlanma savaşçısını kaybettik Cemal Öğretmen Ülkemizin önde gelen bilim felsefecisi ve bilim tarihçisi, yaşamı boyu bilimsel düşüncenin yaygınlaştırılması ve Aydınlanma hedefi için mücadele etmiş değerli bilim insanı Sevgili Cemal Öğretmenimizi kaybettik. Prof. Dr. Cemal Yıldırım 20 Mart günü uykuda geçirdiği kalp krizi sonucu 84 yaşında hayata veda etti. |
|
Devamını oku...
|
|
Perşembe, 25 Eylül 2008 23:02 |
|
Yok Birbirlerinden Farkları Hepsi Çevrecinin Daniskaları* Literatürümüze Başbakan’ın sayesinde giren “çevrecinin daniskası” tamlamasının sözlük tanımının yapılması, artık bu memleket için bir ihtiyaç olmuştur. Bu görev hepimizin vatandaşlık görevidir. Ben dil bilim uzmanlarının affına sığınarak bu konudaki naçizane görevimi yerine getiriyor ve yapacağı bu çalışmada Türk Dil Kurumu’na katkısı olsun diye “Eçhel-i Cühela”yı öneriyorum. Ne demek “eçhel-i cühela” diyenlere bir küçük açıklama: Bırakmalı “gavur” icadı “daniska”yı bir yana, ikisi de birbirinden Arapça ikisi de bir birinden “cahil ve bilgisiz” kelimeyi getirivermeli yan yana, hem daha bir Arapça yapmalı bu sıfat tamlamasını hem daha cühela… (bkz. www.tdk.gov.tr) |
|
Devamını oku...
|
|
Salı, 01 Temmuz 2008 09:44 |
|
-Bul kararı, al parayı dedi. Tok sesi ile, tekrarlayıp duruyordu bu sözleri, bazen birileri tezgahına yaklaşıyorlar ve izliyorlardı, meraklı gözlerle, tezgah çevresine birileri yaklaşınca, iki kırmızı, bir de siyah kızdan oluşan üç kağıdı eline alan üç kağıtçı, önce kağıtları izleyicilere gösterip, elinekilerin iki kırmızı bir kara olduğunu iyice belletip hızla önündeki tablaya karmaşık olarak bırakıyordu. Her defasında hangisinin siyah olduğu o kadar belirgindi ki... Tezgahın yakınından biri kağıtların birinin üzerine, izleyenlerin çoğunun kırmızı olduğunu düşündüğü kağıt üzerine para koyar. İzleyenlerin yüzü gerilir. Bazıları kendini tutamayarak homurdar. Üç kağıtçının keskin bakışları homurdana yönelirken kağıdı açar. Evet bilememiştir. Kağıt kırmızıdır. Üç kağıtçı kağıtları tekrar bırakırken yıne “bul karayı, al parayı” tekerlemesini tekrarlar. Adam bu kez izleyenlerinde kara olduğunu düşündükleri kağıt üzerine parayı bastı. Bu sefer kazanmıştı, sevinçten nara attı. Bir sonraki sefere kenardaki bir kaç kişi birden kara belledikleri kağıda parayı bastılar ama yanılmışlardı. Sonrakine daha bir hırsla bastılar. Yine yanılmışlardı... zabıtanın görünmesi ile tezgahın toplanması bir oldu. Kaybedenler kaybettikleri ile kalmışlardı gene.! |
|
Devamını oku...
|
|
Pazartesi, 26 Mayıs 2008 20:09 |
Her gün doğan güneş sırasıyla ve adaletli olarak tüm canlılarla ısısını ve ışığını paylaşmaktadır. İnsanlar atmosferin içinde kendilerine sunulan bu sınırsız enerji kaynağı sayesinde varlıklarını sürdürmektedir. Güneşin hiç aksatmadan ve inatla gerçekleştirdiği bu katkı karşılığında insanların herhangi bir bedel ödemesi gerekmemektedir. Güneşten yararlanmak için diğer birey ve ülkelerle savaşmak gerekmemektedir. Güneşin enerjisinden barış içinde bir arada yararlanmak mümkündür.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|