TMMOB
OSTİM Mahkemesi Gözlemleri - Ertuğrul Bilir PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 16 Eylül 2011 19:32

İstanbul’daki 19. Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi’nin açılışının ertesi günü Ankara’da ülkemizdeki işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gerçek durumunu yansıtan OSTİM patlamalarının duruşması 12 Eylül günü yapıldı. 3 Şubat 2011 tarihinde iki ayrı işyerinde meydana gelen ve 20 kişinin öldüğü katliamdan 7 ay sonra ceza davası Ankara 10 Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Duruşma başlamadan önce patlamada yakınlarını kaybedenlerin bir kısmının aileleri Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Bütün sorumlular yargılanıncaya kadar adalet mücadelemizi ve arayışımızı sürdüreceğiz. Bu inanç ve kararlılığımız kıymetlilerimiz kaybettiklerimize ve diğer işçi kardeşlerimize karşı vicdanı sorumluluğun gereği olarak görmekteyiz. Vicdan sahibi bütün kardeşlerimizi, bu mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz” denildi. Basın açıklaması sonrasında duruşma salonuna gidildi.

Devamını oku...
 
Anadolunun Talanında Yeni Anayasa İçin İlk Adımlar ya da Güvencesiz Yaşam İçin KHK - Hayati Can PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 08 Ağustos 2011 08:26

Türkiye’de neoliberal dönüşüm için tam 21 yıl önce bugün Fatsa’da Nokta operasyonu yapıldı. İki ay sonra ise, askeri faşist darbe bu ülkenin geleceğini neoliberal politikalara döndürecek olan süreci başlatmış ve Özal dönemi diye adlandıracağımız karanlık dönemin başlangıcını oluşturmuştu. Bu dönem aynı zamanda baskı politikalarının zirve yaptığı ve ülke yönetiminin TBMM tartışmalarına dahi tahammül gösteremediği KHK dönemidir. Hızlı ve icracı bir hükümet için Bakanlar Kuruluna (Belki de imzalı boş kağıtlarla tek adama) tüm düzenleme yetkileri veren bir uygulama süreci, henüz belleklerimizden silinmedi.

3 Haziran tarihli bakanlar kurulu kararı ile çıkarılan KHK, 8 haziran tarihinde yayınlandığında bende uyandırdığı algı, ülkenin yeni bir 11 Temmuz yaşadığıdır. Yeni 12 Eylülümüz ise, tüm siyasilerin ağzına pelesenk ettiği yeni Anayasa olacaktır.

Devamını oku...
 
Neo-Liberal Saldırı Alanları Belli, Yığınak Yapacağımız Mevzilerimiz De! – E.Elif Güven PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 08 Ağustos 2011 08:22

4 temmuz  2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan KHK ile “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı”  ile “Orman ve Su İşleri Bakanlığı”   kurulmuştur. Özellikle “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı”nın görev tanımları arasında, ilgili meslek odaları ile ilgili mevzuat düzenlemelerinin yer alması nedeni ile yeni kurulan bu iki bakanlık TMMOB camiasında da tartışmalara yol açtı. TMMOB’ye bu yolla yapılacak saldırıları doğru anlayabilmek ve bu saldırılar karşısında TMMOB’nin güçlendireceği mevzileri belirleyebilmek için öncelikle bu iki yeni Bakanlığın kurulmasını, Türkiye’de kurumsallaştırılan neo-liberal politikaların yapısal adımlarından biri olarak görmek ve bu yapısal dönüşümün neye karşılık geldiğini ve bu dönüşümle birlikte gelişecek neo-liberal saldırı programının şiddetini iyice tarifleyebilmek gerekiyor. Bu çerçevede TMMOB ‘ye yapılacak saldırının ilgili bakanlıkların neo-liberal icraatları içerisinde TMMOB’yi neo-liberalizme uyumlu bir yapıya dönüştürme çalışmasından başka bir şey olmadığı açıkça görülecektir.

Devamını oku...
 
Yeni dönem yeni mücadeleler - Ertuğrul Bilir PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 06 Temmuz 2011 13:16
AKP’nin yeni iktidar dönemi daha seçimler yapılmadan önce selamını verdi ve işbaşı yaptı. 
Devamını oku...
 
İnternet Sansürü Hakkında - Cahit Burak Küçüksütcü PDF Yazdır e-Posta
Salı, 21 Haziran 2011 13:46

Sansür yüzyıllardır hep var oldu. Bilimde, sanatta, müzikte, gazetede, dergide ve daha birçok yerde yönetenler, şarkıda da dediği gibi “tam anlarken gerçeği sansür koydular…” Sansürün sözlük anlamı “Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin, yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim.” Bir yöneten düşünün; yasama, yürütme ve yargı onun elinde. Silahlı kuvvetler ve kolluk güçlerini ele geçirmiş. Gazete, dergi, televizyon ve diğer medya organlarını yandaşlaştırmış ya da baskı altına almış. Sırada internet var.

Devamını oku...
 
Erişilebilir Web - İzlem Gözükeleş PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 30 Mayıs 2011 15:36

Devlet İstatistik Enstitüsü'nün 2003 yılında yaptığı araştırmaya göre nüfusumuzun %12'si engellidir. Renk körü olanları saymazsak, 420 bin kişi görme engellidir. Bu sayılara, yaşlılıktan kaynaklı oluşan doğal engeller dahil değildir. 2005 yılı itibariyle yaşlı nüfusun (65 yaş üstü) toplam nüfusun %5,7'sini oluşturduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla, var olan toplumsal yapıda doğal bir eşitsizlik vardır.

Devamını oku...
 
WEB 1, 2, 3... - İzlem Gözükeleş PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 09 Mayıs 2011 22:38

Dergimizin Aralık sayısında Dikizleme Günlüğü [1] adlı kitabın yazarı,  Niedzviecki'nin sorusuna yer vermiştik: “Biz bu ağın üzerinde örümcek miyiz, yoksa ağa yakalanmış sinekten başka bir şey değil miyiz?”

Devamını oku...
 
Libya'daki Mühendisler ile Röportaj - Politeknik PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 09 Mart 2011 19:08
Libya’ya çalışan ve çıkan halk ayaklanmaları sonucu Türkiye’ye dönen Harita ve Kadastro Mühendisi Ozan Akgül ve Jeoloji Mühendisi Arzu Özge Alioğlu ile çalışma koşulları, yurt dışında çalışma tercihleri ve Libya’da yaşadıkları son süreçle ile ilgili röportaj gerçekleştirdik. 
Devamını oku...
 
Güvenceli İş Güvenli Gelecek Kampanyası: Dört Görev, Dört Amaç… - Ferhat Yaşar Arıkan* PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 19 Şubat 2011 17:55

1.) Mühendisler için gelecek: Güvencesiz ve İşsiz...

Dünya üzerinde Neo-liberalizm adı verilen yeni bir emek denetim stratejisi hükümranlığını sürdürürken sermaye kendi yarattığı krizden çıkış için emek gücünün değersizleştirilmesine dayanan kimi uygulamaları hızla devreye sokuyor. İşçiyi taşeronlaştırma, güvencesizleştirme ve sendikasızlaştırma aracılığıyla insan suretinden çıkarıp boş bir emek gücü kabuğuna dönüştüren bu süreç eskinin makbul mesleklerine de benzer bir değersizleştirmeyi dayatıyor. Dünya üzerinde “profesyonellerin proleterleştirilmesi” ifadesi ile karşılanan bu uygulamaların içeriğini ise bağımsız çalışma oranlarının azaltılması ve “profesyonellerin” salt bir teknik personele dönüştürülmesi, kadrolu çalışma yerine sözleşmeli çalışma ve bunun dolayımıyla güvencesizleştirme, sendikasızlaştırma, yeni açılan üniversitelerin arttırılan kontenjanları ile piyasaya arz edilen mühendis sayısındaki artış ve yalnızlaştırılan, sayısı arttırılan çalışanın emek gücünün değerinin gittikçe düşürülmesi oluşturuyor. Sadece kendi konumundan doğru zaten temel bir problem olan işsizlik aynı zamanda çalışanların ücretleri üzerinde de basınç oluşturarak sermayeye çalışma koşullarını belirlemede muazzam bir avantaj sağlarken bunun sonucu olarak güvencesiz, geleceksiz bir işçi profili hepimiz için olağanlaşmaya başlıyor. Mühendisin işçileşme süreci klasik anlamda işçinin başına gelen neo-liberal felaketin aynısının bizlerin de hikayesi olacağını/olmaya başladığını açıkça gösteriyor. Bu zamana kadar kendi sınıfsal statüsünü işçi ile patron arasındaki bir yere yerleştiren mühendis, sermaye karşısında gittikçe bu ara konumunu kaybederek işsiz ya da güvencesiz bir işçiye dönüşme eğilimi gösteriyor.

Devamını oku...
 
Facebook - İzlem Gözükeleş PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 04 Şubat 2011 13:52

(Bu yazı, Bilim ve Gelecek Dergisi'nin 2011 Ocak sayısı için yazılmıştır.) 

 2008 yılında, Trabzon'da Ramazan eğlencelerinin yapıldığı alanda stant açan polis, gönüllü vatandaşlarımızdan parmak izi toplar. Alınan parmak izleri, kimlik bilgileri ve vatandaşa ait bir fotoğrafla Emniyet Genel Müdürlüğü veritabanına eklenmektedir. Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda 2 Haziran 2007 tarihinde değişiklik yapan 5681 Sayılı Kanun,  polise bu olanağı sunmaktadır. İlgili kanuna göre, pasaport, ehliyet ve silah ruhsatı alacakların parmak izi vermeleri zorunlu hale gelmiş ve polise gönüllülerden parmak izi alma yetkisi tanınmıştır. 

Devamını oku...
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 5

Bu içeriği paylaşın

 
 
 

Bilişim Dosyası

Bilişim Teknolojileri, topluma eşit ve özgür bir dünya için yeni olanaklar sunduğu gibi, var olan toplumsal eşitsizlikleri daha da derinleştirme ve daha baskıcı toplumsal sistemler kurma yönünde bir potansiyele de sahip.

Özgür Yazılım Hareketi üretimde özgürlük, tüketimde eşitlik temelinde farklı bir yazılım kültürü yarattı. Kullanıcı özgürlüğünü tehdit eden her alanda alternatif politikalar üretti. Örgütlediği kampanyalarla bilişim tekellerinin ve hükumetlerin üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Başta yazılım geliştiriciler olmak üzere toplumun Bilişim Teknolojilerini gelişiminde söz hakkında sahip olmasının yolunu açtı.

Politeknik'in Bilişim Dosyası da bu doğrultuda şekillenecek. Bilişim Dünyası'ndaki gelişmeleri üretim özgürlüğü, tüketim eşitliği ve iletişim hakkı temelinde ele alacağız. Bunun yanında Bilişim Dosyası'nda, bilişim çalışanlarının sorunlarına ve örgütlenme deneyimlerine yer vereceğiz.

 

Katkılarınızı bekliyoruz...

Etkinlik Takvimi

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 60 konuk çevrimiçi